Randevu Hattı: (212) 351 47 00

sellülitBölgesel yağlanmalar, kilo fazlalığı olsun veya olmasın, vücutta belirli yerlerde birikerek vücut hatlarında hoş olmayan görüntüye yol açar. Bu duruma genellikle sellülit, yağlanma, cilt çatlaklığı, dokuların gevşemesi, sarkıklığı, şişlik, ödem gibi sorunlar da eşlik eder. Sellülit, cildin hemen altında mevcut olan yağ dokusunun üzerinde toplanan, cildin girintili çıkıntılı görünümüne yol açan fizyolojik bir durumdur. Vücut estetiği üzerine olumsuz etkisi olan, derinin belli yerlerinde gözle de görülebilen portakal kabuğu biçimindeki görüntüye tıbbi olarak lipodistrofi adı verilir.

Ergenlik dönemiyle başlayan sellülit, çoğunlukla bacağın üst ve arka tarafında bulunmasının yanı sıra, başka yerlerde de oluşabilir. Doku içindeki lenf akımının herhangi nedenle ağırlaşması, hatta tıkanması ile hücrelerin arasında lenf sıvısı birikimi olur. Dolaşımın yavaşlaması sonucu birikmiş olan lenf sıvısı, sellülit görünümüne neden olan temel etmendir. Lenf dolaşımının zayıflamasıyla beraber hücrelerin arasında yağ da toplanmaya başlar. Sellülit hormonal nedenler yüzünden kadınlarda daha sık oluşur. Tüm kadınların neredeyse %90-98’inde sellülit problemi mevcuttur. Yani hemen hemen sellüliti olmayan kadın yok denebilir. Kadınlara nazaran erkekler şanslıdır, çünkü ne kadar şişman olurlarsa olsunlar erkeklerde pek görülmez. Sebebi, organizmanın, hamilelik ve emzirme için kadın bünyesinin ihtiyacı olan en üst seviyedeki enerji deposunu oluşturma çabasıdır. Erkek ile kadınlarda sellülitin meydana gelmesindeki ayrımların sebeplerinden bir tanesi, cilt altı dokusunun cinsiyet farkından dolayı farklı karakterde olmasıdır. Erkeklerdeki cilt altındaki bağ dokusu kadınlarınkinden daha güçlüdür. Bundan dolayı da sellülite kadınlarda daha sık rastlanmaktadır.

Sellülit yalnızca hormonal faktörlerden değil, yeterli ölçüde sıvı tüketilmemesi, dengesiz beslenme, sigara, alkol alışkanlığı, metabolizma ve dolaşım düzeninin işleyişindeki azalmanın yanı sıra genetik faktörler de sellülite yol açabilir. Bunlara ek olarak hareketsiz bir yaşam tarzı da sellülitin gelişimine zemin hazırlar. Aerobik, yüzme, yürüyüş gibi ağır olmayan sporları düzenli olarak yapmak kan dolaşımını hızlandırarak sellülit gelişimini azaltır. Sellülit zannedildiği gibi yalnızca şişmanlarda görülmez, zayıf sayılabilecek bayanlarda da olur, fakat şişmanlık, sellüliti daha göz önüne serer.

Sellülit Nedenleri

  • Hareketsizlik
  • Geçirilmiş ameliyatlar
  • Düzensiz beslenme
  • Hormonal sebepler
  • Genetik sebepler
  • Dolaşım sistemi bozuklukları
  • Hipotiroidi
  • Kronik kabızlık
  • Doğum kontrol hapı kullanımı
  • Karaciğer işlevindeki bozukluk
  • Ruhsal sorunlar, alkol tüketimi, anatomik bozukluklar

Bu gibi nedenlerle ortaya çıkan deformasyonlar kadınlarda, sırtın alt kısımları, koltuk altı yan kesimleri, karın bölgesi, basen, popo gibi hareketsiz yerlerde, erkeklerde ise bel ve göbek çevresinde oluşur.

Sellülit oluşumu yaşam süresince devam eder, gelişiminin birkaç aşaması vardır. Kılcal damar bağlantılarının kısmi kaybı, cildin damarlanmasının bozulması ile ilk değişiklikler ortaya çıkar. Bunun sonucu olarak cilt altındaki dokularda daha fazla sıvı tutulur. Kılcal damar bağlantılarının hasar görmesinden dolayı cilt altındaki damarlarda değişimler olur ve protein sentezi azalır. Sonuç olarak da dokularda tahribat, yağ birikimi ve sellülit oluşur. Sellülit, bu evredeyken gözle bakıldığında kolay kolay farkedilmez. Varlığını anlamak için cilt elle sıkıştırılır, portakal kabuğu görünümü oluşuyorsa sellülit vardır demektir. Bu duruma henüz yumuşak bir doku olduğundan dolayı soft sellülit adı verilir. Sellülitin elle sıkıştırmadan rahatça görülebilmesi için cilt altında sert yağ kitlelerinin olması gerekir. İlerleyen dönemlerde yağ kitleleri de iyice gelişerek yer yer daha sert bir hal alır, bu haline de nodüller sellülit adı verilir. Nodüler sellülitin daha da gelişerek daha ağır, ağrı yapacak düzeye ulaşmış haline fibröz sellülit adı verilir. Bu nokta, sellülitin ulaşabileceği son noktadır. Sellülite ek olarak zamanla oluşan yağlanmanın artışıyla beraber, cilt çatlaması, doku gevşemesi, cilt yıpranması, varis, doku aktivitelerinde bozukluk gibi problemler de ortaya çıkarabilir.

sellülit tedavisi

Sellülit Tedavisi

Herşeyden önce yağlanma ve sellülit gelişimini azaltıcı uygulamaların başlanması gerekir. Bunlar arasında bol bol su içmek, kafeinin azaltılması, yağlı, şekerli, yüksek kalorili yiyeceklerden uzaklaşmak, mümkün olduğunca düzenli spor yapmak, doğum kontrol hapını bırakmak gibi uygulamalar yer alır. Bu uygulamalar, henüz başlangıç aşamasında sellüliti olanların dikkat etmesi gereken basit, pratik uygulamalardır. Bu uygulamaların dışındaki teknikler, klinik tedavi programlarıdır. Bölgesel incelme ve sellülit tedavisinde uygulanabilecek teknikler genellikle ortak olup, farklı yöntem ve ilaç kombinasyonları ile farklı etkiler elde dilebilir. Bölgesel incelme niyeti olup da özellikle ameliyat olmaktan çekinen hastalar için en iyi sonuçlar mezoterapi, LPG, lipoliz ile alınır. Bu teknikler bir arada uygulanıldığında etkinlikleri daha da fazla olur. Sellülitte ise en yararlı teknikler mezoterapi ile LPG dir. Bunun yanında lipoliz de sellülit tedavisinde uygulanabilir, yalnız lipoliz uygulaması, bölgesel incelmede uygulanan lipoliz tekniğinden daha farklı olup, özel bir teknik gerektirir.

Masaj

Masaj uygulamaları, lenf ve kan damarlarındaki dolaşımı arttırır. Lenf dolaşımını hızlandıran özel masaj ile toplanmış halde olan lenf sıvısı dağıtılarak sellülit görünümünde bir iyileşme sağlanır. Elle masaj uygulanmasının bir dezavantajı, masaj uygulayan kişinin farklı yöntemler kullanması ve her zaman her noktaya eşit ölçüde basınç uygulayamayabileceği nedeniyle standardizasyonun olmamasıdır.

LPG

LPG, sellülit tedavisinde ve vücudun incelmesinde uzun zamandır etkin bir şekilde kullanılan, patentli, FDA (American Food and Drug Administration) tarafından onaylanmış ilk üründür. Endermoloji yani LPG, Fransa’da 1980’lerde geliştirilmiştir, yıllardır yara izlerini hafifletmede, cildin görüntüsünü iyileştirmede kullanılır. Bu cihazda birbirine yakın 2 adet silindir vardır, bu silindirlerin arasından vakum uygulanır. Cilt altında bulunan lenf ve kan akımını arttırarak, yağ katmanının akışkanlığını azaltarak, toplanan sıvıların ve metabolitlerin atılımını sağlayarak hücresel işlevlerin iyileşmesi sağlanır. Tedavi 35 dakikalık seanslar halinde uygulanır, seans sayısı kişiye, sellülitin derecesine göre farklılık gösterir.

Ameliyat

Liposuction sellülit sorununu kökten düzeltememekle beraber kötü görünümün düzelmesi açısından etkilidir. Bunun ardından LPG ile desteklenirse elde edilecek sonuç çok daha iyi olur.

Mezoterapi

Mezoterapi, mikroiğneler kullanılarak, amaca yönelik uygun ilaçların cilt altına enjeksiyonu işlemidir. İlaç enjeksiyonu uygulanan bölgede kan akışı hızlanır, yağlar, fibrotik ve sertleşen bağ dokusu uzaklaştırılır, lenfatik dolaşım hızlandırılır.

Sellülit tedavisinde uygulanan çok sayıda ürün ve yöntem vardır. Bunların büyük bir kısmının etkinliği, bilimsel olarak yüzde yüz kanıtlanmamıştır. Kişiye herhangi bir zarar vermediklerinden dolayı, etkinliklerinin bilimsel açıdan kanıtlanmaları gerekmemektedir. Bu nedenle tüketici suistimaline açık ürün ve uygulamalardır.

Op. Dr. Nazmi Bayçın

Paylaşmak güzeldir, hayat paylaştıkça güzelleşir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir